Meçhûl Kız Meçhûl Kız Tolunay Han Bir zamân oldu, kalp sevgiye doydu, Bir vakit geçti, meçhûl bir kız doğdu, Oğlan hoşlanır, fakar o kız kimdir?... -Bilinmez- Çağlar çağladı, aşk kalbe dağlandı, Çağrı dirildi, kız gönle sığmadı, Oğlan seviyor, ancak kız da sever mi?... -Bilinmez- Sönüyor günler, düşünde bir güzel, Soluyor güller, âh sevgili tez gel, Oğlan âşıktır, kız farkında mıdır?... -Bilinmez- Tolunay'a derler, var git güzele Tanrı'dan emir: "gönüller birleşe" Oğlan mutludur, kız ondan da mutlu Şimde ikisi de meçhûl...Nerdeler?... -Bilinmez- 5 Sekizinçay 25
Alacakaranlık Solgun bir gül gibi batıyor güneş, Yorgun başı düşmüş, boynu bükülmüş; Yaprakları, o sönük ışınlar, hep Hüzünlü bir gülüşle ondan süzülmüş. Sessiz, sakin bir dünya var çevremde, Uzaklardan bir akşam çanı çalıyor, Uzak ve güzel, sanki gökten inen Ya da tatlı bir düşten gelen bu ses oluyor. Derin bir dikkatle dinliyorum, bu Hayalperest ses iyi geliyor bana. Bilmem ne hissederim, ne hissetmem, Bilir Tanrı, aklım nerde dolanır hâlâ. -Sándor Petőfi; Diósgyőr, (8 Temmuz 1847) * * * Macarca Orijinali: Magyar Eredeti: * * * ALKONY Olyan a nap, mint a hervadt rózsa, Lankadtan bocsátja le fejét; Levelei, a halvány sugárok, Bús mosollyal hullnak róla szét. Néma, csendes a világ körűlem, Távol szól csak egy kis estharang, Távol s szépen, mintha égbül jönne Vagy egy édes álomból e hang. Hallgatom mély figyelemmel. Oh ez Ábrándos hang jólesik nekem. Tudj' isten, mit érzek, mit nem érzek, Tudja iste...
Bora Nihat Sami Banarlı Bora Nihat Sami Banarlı Borraa... Borra... Buzlar üstünden sağnak geliyor... Borra... Kardeş millet avlıyor soğuk iklimler. Horra... * * * Kanma ey Türk. Düşmanı dost bellemekten sakın: Millet değil bir tek fert bil ki yok Türk'e yakın. Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin; Sen kara târihte hep şimşek çakan nesilsin. Haykır... Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır... Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır. * * * Kardeşiz der o millet yağız arpanı alır; Çamuru ekmek sanan çocukların aç kalır. Fenleriyle yavrunun dondurur gözyaşını, Billurdan döktürürler sarayların taşını, Masum karın "kandil"de göz nurunu döker de Bir nazlı oya işler, yaratır bir al perde; O gök gözlü çaylaklar kapar da o perdeyi Kızıl abacur takar da orospu gerdeği... * * * Haykır... Gürbüz sesinle dağlara çık ta haykır... Saltanat yık, saray kır, ordu mahvet, alay kır. Gök gürliyen sesinde mırıltılar ezilsin... Sen kara târihte hep şimşek çakan...
Yorumlar
Yorum Gönder